SON DAKİKA

Haber Burcu

Resmin büyük halini görmek için tıklayın

20 Temmuz 2022 - 23:12 'de eklendi ve kez görüntülendi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN ÇOK KONUŞULACAK SURİYE AÇIKLAMASI

SON DAKİKA | Erdoğan’dan Suriye’ye yeni operasyon mesajı: Endişelerimiz giderilmediği prosese…

Son dakika haberi: Cumhurdiğernı Recep Tayyip Erdoğan, Tahran’daki kritik Türkiye, İran ve Rusya arasında gerçekleşen 3’lü doruk dönüşü mühim açıklamalarda bulundu. Suriye mevzuu ile alakalı 3 ülkenin de değişik görüşlere sahip bulunduğunu bildiren Erdoğan, yeni operasyon sinyali verdi.

Son dakika: Cumhurdiğernı Recep Tayyip Erdoğan, İran dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. İç ve dış politikadan ekonomideki son ilerlemelere kadar mühim mevzular ile alakalı açıklamalarda teşhis edilen Cumhurdiğernı Erdoğan, 3’lü dorukde mevzuşulanlara da değindi. Suriye mevzuu ile alakalı İran ve Rusya’nın değişik görüşleri bulunduğunu dile getiren Erdoğan, Suriye’ye yönelik yeni bir operasyonun mesajını verdi. “Amerika’nın oradaki elemanları terör teşkilatı mensuplarına eğitim yaptırıyor. Bu eğitim sırasında rejimin bayrağını da orada şunlar dalgalandırıyorlar” diyen Erdoğan, “Burada da kalkıp rejimin bayrağını orada dalgalandırmakla acaba Türk ordusunu aldatır mıyız diye düşünüyorlar. Bunu yemezler” ifadelerini kullandı.

Cumhurdiğernı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan satır başları şu şekilde:

İran Cumhurdiğernı Sayın Reisi’nin davetine icabetle Tahran’a gerçekleştirdiğimiz resmi ziyareti hamdolsun başarı ile tamamladık. Ziyaretimin ilk alanında kıymetli kardeşim Reisi’yle verimli görüşmeler yaptık. Türkiye-İran Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Yedinci Toplantısına birlikte diğernlık ettik. Ülkelerimiz arasında siyasi, askeri, ekonomik, ticari, kültürel mevzularda atacağımız ismimları, bundan ileri vakitci nasıl geliştireceğimizi mevzuştuk. Malum bizim ekonomik alanda Ahmedinejad devresinde 30 milyar dolarlık bir hedefimiz vardı. Şu anda 7,5 milyar dolarlık bir noktadayız. Ama bundan ileri proseste tırmanış devam edecek. Tabii ticaret, ulaştırma, gümrük, enerji, turizm, sanayi, gençlik ve spor gibi alanlarda iş birliğimizi geliştirmeye yönelik ortak iradeye sahip bulunduğumuzu bir kez daha gördük. Temaslarımızda ilaveten, çevresel ve uluslararası meseleler ile alakalı düşünce teatisinde bulunduk. Heyetimde yer alan bakanlarımız mevkidaşlarıyla detaylı alanlarda iş birliği mevzularını ele aldılar. İlişkilerimizin hukuki altyapısını daha da güçlendirecek toplam 8 uyuşma imzaladık. Hem de terör örgütleriyle ortak mücadele ve sınır güvenilirği gibi mevzuları detaylı bir şekilde ele aldık. Bu vesileyle bölgemizde yaşanan ilerlemeler ile alakalı kapsamlı görüş alışverişinde bulunduk. Hem de Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney’le de bir görüşme gerçekleştirdim. Bu görüşmede Sayın Cumhurdiğernı da birliktedi. Bizim arkadaşlarımızdan da birtakımları vardı. Onlarla birlikte bu görüşmeyi yaptık.

Ziyaretimin ikinci alanında Sayın Reisi ve Sayın Putin’in katılımı ile Astana formatında Üçlü Zirvemizi gerçekleştirdik. Suriye’deki güncel ilerlemelere dair düşünce alışverişinde bulunduk. Astana garantörleri olarak, ihtilafın Birleşmiş Milletler Emniyet Konseyi’nin 2254 Sayılı Kararı esasında çözüme kavuşturulmasına yönelik mutabakatımızı teyit ettik. Siyasi vakitcin etkin bir şekilde devam ettirilmesine dair beklentimizin altını ortaklarımızla birlikte gene çizdik. Terörle mücadele, insani yardımların kesintisiz bir şekilde devam ettirilmesi ve Suriyelilerin ülkelerine güvenilir ve gönüllü geri dönüşleri mevzularındaki tutumumuzu gene vurguladık. Bu mevzularda Astana ortaklarımızla iş birliği halunda çalışma mevzuu ile alakalı anlayış birliğine vardık. Hem de, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Sayın Putin’le kapsamlı ve verimli bir çift görüşme de gerçekleştirdik.

İran’da lüzum çift düzeyde lüzum Astana formatında yaptığımız görüşmelerin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu vesileyle, içten ev sahipliğinden ötürü Sayın Reisi’nin şahsında bütün İranlı kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum.

Türkiye’nin Suriye’deki kaygılarına dair pozisyonuna İran’ı mı yoksa Rusya’yı mı daha yakın buldunuz? Bu arada Rusya’nın Ukrayna’ya açtığı muhabereden sonra Rusya’nın Suriye mevzuu ile alakalıki politikasında, pozisyonunda bir değişiklık bulunduğu yönünda bir kanaatiniz oldu mu görüşmelerde?

“ÜÇÜMÜZÜN DE DÜŞÜNCELERİ HERHALDE AYNI DEĞİLDİ”

Astana vakitciyle alakalı olarak İran ve Rusya ile başladığımız nokta ne ise ben bugün de Sayın Putin’i aynı noktada gördüm, aynı değerlendirmeleri yapıyor gördüm. İran yönünda tabii daha evvelce Hasan Ruhani vardı, şimdi ise İbrahim Reisi var. İster istemez birtakım değişiklıkler oluyor desek de İran gibi bir devlet, bu tür kanaatlerini öyle kısa vadede değiştirmez. Aynı şekilde Rusya’da esasen Putin işin başındaydı, gene işin başında. Bizde de aynı şekilde, Erdoğan Türkiye Cumhuriyeti’nin başındaydı, gene başında. Üçlü Zirve ardından ortak basın toplantısında da görmüşsünüzdür, üçümüzün de kanaatleri herhalda aynı değildi. Farklı düşünceler meydana koyduğumuz çok açık net ortadaydı. Bazı yerlerde değişiklıkler olsa bile terörle mücadele mevzuu ile alakalı bir defa bir birliktelik var. Terörle alakalı mevzuta da PKK/PYD/YPG terör örgütlerine karşı ister istemez birleşiyoruz. Kaldı ki esasen bu rejime de en çok zararı veren sorun. Şu anda terör teşkilatı, Fırat’ın doğusunda bilhassa petrol kuyularını emiyor, sömürüyor; ondan sonra rejime de satıyor. Böyle bir hal var.

Şimdi baktığımızda, Amerika evvelceki diğernlar devresi de dahil buradaki terör örgütlerine ciddi manada binlerce tır silah, mühimmat, vasıta gereç taşıdı. Bu hala devam ediyor. Hatta birlik güçleri de gene aynı şekilde bu takviyelerini sürdürüyorlar. Yaptığımız görüşmelerde Sayın Biden’a da mevzuştuk. Dedik ki “Bakın, bunca tırları buraya siz gönderiyorsunuz. Buradaki bütün terör örgütlerine bu takviyeleri siz veriyorsunuz. Ondan sonra da terörle mücadelede birlikteiz, NATO’da birlikteiz diyorsunuz.” Nasıl birlikteiz? Bunları sıksık işlemek halundayız.

SURİYE’YE YÖNELİK YENİ OPERASYON MESAJI

Terör varlığına ilgi çektiniz. Suriye’nin kuzegene yönelik de bir operasyon beklentisi var bir vakitdir. Operasyona dair son hal nedir? Bugün iki liderle de görüştünüz. Onların tutumları acaba bugün masaya geldi mi? Bir de çok uzun bir vakit sonra o bölgedeki teröristlerin bulunduğu noktada rejimin bayrağının asıldığını gördük. Bunu nasıl değerlendirirsiniz?

Yeni bir harekât mevzuu milli emniyet endişelerimiz giderilmediği prosese gündemimizde yer almaya devam edecek. Diğer doğrultudan bakıyorsunuz Amerika’nın oradaki elemanları terör teşkilatı mensuplarına eğitim yaptırıyor. Bu eğitim sırasında rejimin bayrağını da orada şunlar dalgalandırıyorlar. Namacıyla? Güya aldatacak ya… Aldatabilirse… Yaptıkları iş, orada Türk askerine karşı bir terörist eyleme girmek. Burada da kalkıp rejimin bayrağını orada dalgalandırmakla acaba Türk ordusunu aldatır mıyız diye düşünüyorlar. Bunu yemezler. Şu anda tabii lüzum Fırat’ın doğusu lüzum İdlib lüzum Afrin, bütün buralardaki ilerlemelerde biz titiziyetimizi sürdürüyoruz. Başından itibaren de mevzuştuğumuz şey şu; sınırdan 30 kilometre güneye kadar, buralardaki terör örgütleriyle mücadelemizde Rusya’nın da İran’ın da bizim yanlarımızda olmasını istiyoruz. Burada bize lüzumlu desteği vermelidirler. Bunu burada lüzum Sayın Putin’e lüzum Sayın Reisi’ye de gene ifade ettik. Her ikisi de esasen gerçekleştirdikleri açıklamalarda bu mevzulara vurgu yaptılar. Öyle zannediyorum ki PKK/YPG/PYD mevzularında ayrı düşünmüyoruz. Ama bundan sonra da gene bunu işlemeye devam etmemiz lazım.

Suriye’de beşinci harekât an sorunuyken gerçekleştirdiğiniz Üçlü Zirvede PKK’ya karşı yapılacak operasyon İran ve Rusya arasında nasıl yankı buldu? Saha yansıması nasıl olacak? Hem de sahada teröristleri destekleyen, besleyen bir Amerika Birleşik Devletleri etkeni biliyoruz. Hem de bu iki ülke de Washington yönetimiyle sıkıntılı ilişkilere sahip. Burada Moskova ve Tahran’ın tutum değişiklığı gözlenir mi? Amerika Birleşik Devletleri ile Tahran ve Moskova’nın sıkıntılı ilişkileri varken bunun Suriye’deki operasyona yansıması bu doruk ardından nasıl gerçekleşecek? Herhangi bir değişiklık yaşanır mı sizce?

Şimdi burada rastgele bir değişiklığın olup olmadığı hesabına girecek olursak o zaman esasen Astana vakitcinin hiçbir manası kalmaz. Astana vakitci neden var? Suriye’nin toprak bütünlüğü noktasında Türkiye’nin rastgele bir derdi yok. Biz bu tür bir tasarrufun içerisinde değiliz. Ama bizim burada sınırdan 30 kilometre alan amacıyla bildirdiğimiz bir mevzu var. Çünkü buralardan bizim sınırlarımıza sıksık taarruzlar oluyor. Bizim burada askerlerimiz şehit oldu, insanlarımız öldürüldü. Sadece Türk vatandaşı olarak değil, İdlib’de ve diğer bölgelerde sivil insanlar öldürüldü. Tüm şunları bizim dünyayla paylaşmamız, şunları anlatmamız lazım. Amerika şu anda bir defa Fırat’ın doğusunu terk etmek halunda. Astana vakitcinden çıkan teşhis bu. Diyorlar ki, Fırat’ın doğusundan Amerika askerini çeksin. Şimdi buradan çıkacak bir sonuç Türkiye’nin de beklentisidir. Çünkü oradaki terör örgütlerini besleyen Amerika. Amerika terör örgütlerini beslediğine göre, biz de bu terör örgütleriyle mücadele ettiğimize göre, oradan çekildiği anda ya da bu terör örgütlerini beslemediği takdirde bizim işimiz basitlaşacaktır.

“HEDEFİMİZ EN AZ 1 MİLYON SURİYELİ MÜLTECİYİ TEKRAR KENDİ TOPRAKLARINA GERİ DÖNDÜRMEK”

İran-Türkiye sınırı bilhassa Afganistan’dan gelen kaçak göçmenlerle alakalı olarak sık sık gündeme geliyor. Bu mevzuta mühim sayıda insan kaçakçılığı var. İran’ın insan kaçakçılığıyla mücadele mevzuu ile alakalı Türkiye’ye yeterli desteği verdiğini düşünüyor musunuz? Bir de TBMM’nin göç ve uyum mevzuu ile alakalı bir incelemesi var. Bu incelemede İran emniyet güçlerinin insan kaçakçılıklarına destek verdiğine dair ifadeler yer alıyordu. Görüşmelerinizde bu mevzu hiç gündeme geldi mi?

Geldi. Fakat şunu bir defa bilelim ki Afganistan’dan gelen mülteciler mevzuu ile alakalı İran’ın ciddi sorunu var. Sayın Reisi şunları açık net anlattı. Tabii basit değil. Kamp noktasında hazırlıkları var mı yok mu diye baktığımızda yok. Yani biz şu anda örneğin Suriye’nin kuzeyinde briket evler yapıyoruz. Bizim bu yaptığımız briket evlerle de hedefimiz en az 1 milyon Suriyeli mülteciyi gene kendi topraklarına geri döndürmek. Şu an itibarıyla da mevzut sayıları her geride bıraktığımız gün artıyor ve bunu STK’larla hep birlikte yapıyoruz. Ama bunu bilhassa söylüyorum; ne Avrupa Birliğinden ne şuradan ne buradan en küçük bir destek alarak değil, bizim kendi sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte yapıyoruz. AFAD’ın koordinesinde bunu sürdürüyoruz. Hedefimiz de inşallah burada 250 bin mevzut yaparsak, biz cebren değil, gönüllü olarak geri dönüşü inşallah 1 milyonun üstüne çıkarırız. Ve o ucube çadırlar içerisinde yağmurda, çamurda anne babaları, çoluk çocukları inşallah kötü şartlarda görmeyiz.

ABD’YE F-16 TEPKİSİ
Benim sorum Amerika Birleşik Devletleri ve F16 satışı üstüne olacak. Satılacak olan uçakların Yunanistan şartuna bağlanması yönünda bir karar çıktı. An itibarıyla gelinen noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Biz tabi Sayın Biden ile bu mevzuları görüştüğümüzde Biden, bize bu tür bir Yunanistan şartu filan koymadı. Tam aksine, uzunca yaptığımız görüşmede NATO delegesi ülkeler olarak herhalda birbirimizin hukukunu korumalıyız diye mevzuştuk. Kendisi de F16’lar mevzuu ile alakalı “Ben elimden gelen bütün gayreti göstereceğim” dedi. Maalesef şu anda Temsilciler Meclisinde az da olsa bu işe muhalefet edenler var. Mevcut ilerlemelere baktığımızda gerçekte bu tür bir şart sorunu bana göre bizi bağlayıcı bir şart değil. Yeter ki onlar F16’larla alakalı bizim teklifimize evet desinler, bize sıfır F16’ları versinler. Zaten elimizdekilerin bakım onarımını biz şu anda yapabilecek güçteyiz. O mevzuta rastgele bir sorunmız yok. Ama tabii ki yedek parça noktasında birtakım isteklerimiz var. Bunları da yerine getirmeye karar verdiler. Bir de Amerika’da Kasım ayında ara seçimler var. Onlar da mühim. Kasım ara tercihleri ne getirir ne götürür şunları da göreceğiz. Orada cumhuriyetçilerin senatoda daha ağır basacağı, Temsilciler Meclisinde de gene ağırlığı ele geçireceği istikametinde bulgular geliyor.

Son dakika: KYK açıklamasından sonra Kılıçdaroğlu’ndan ‘EYT’ paylaşımı ilgi çekmişti! Erdoğan’dan flaş yanıt

Son dakika: KYK açıklamasından sonra Kılıçdaroğlu’ndan ‘EYT’ paylaşımı ilgi çekmişti! Erdoğan’dan flaş yanıt
İki parçalı sorum var. Öncelikli olarak Rusya Devlet Başkanı Putin’le yaptığınız görüşmede Türkiye’nin Ukrayna harpı mevzuu ile alakalı arabuluculuk girişimleri hangi çerçevede ele alındı? Bu mevzuta sizden bir talep, gene Moskova’nın bu mevzuta Ankara’dan beklentileri şimdi bilhassa bu dehemmiyetde ne yönde?

Şu an itibarıyla Sayın Putin’in bizim gayretlerimiz noktasındaki bakışı olumlu. Bundan ötürü hem de şükranlarını bildiriyor. Bize çok çok değişik birtakım teklifleri oldu. Biz inşallah burada natural gaz mevzuu ile alakalı, Akkuyu sorununde ve diğer mevzularda şu anda dayanışmamızı aynen sürdürüyoruz, sürdüreceğiz.

İkinci sorum da Azerbaycan mevzuu… Ermenistan’la diplomatik açılım vakitcine bağlı olarak Azerbaycan’ın bölgedeki isteklerine dair bilhassa Zengezur koridoru mevzuu var. Mayıs ayında bir uyuşma var. Bu uyuşmanın yürürlüğe girmesini bekliyoruz ama Rusya’nın desteği ve teşviki hangi düzeyde? Rusya ile bu mevzuyu görüştünüz mü? Bu mevzuta Bakü’nün, Azerbaycan’ın istekleri sizce ne vakit somut karşılık bulacak?

Sayın Putin’in sanırım evvelceki gün Sayın İlham Aliyev’le görüşmesi oldu. Hatta bana “Size İlham Aliyev’in de selamını getiriyorum” dedi. Aliyev’le görüşmesinde “Erdoğan’la da görüşeceğim” deyince Aliyev’in “benim de selamlarımı iletin” dediğini aktardı. Oradaki ilerlemelerle alakalı ben İlham Bey’le de daha yeni görüşbütün. Yaptığımız görüşmede de İlham Bey “olumlu istikamette yürüyor” dedi. Biliyorsunuz Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Michel ve Paşinyan’la birlikte üçlü bir araya geldiler. O görüşme de gene İlham Bey’in ifadesiyle olumlu geçti. O görüşmeden sonra biz İlham Bey’le ilaveten bir daha görüşmüştük. Aldığım verilere göre istikamet üzere gidiliyor ve yakında da inşallah o bölgeyi kapsayacak havalimanın da açılışı yapılacak.

İSVEÇ VE FİNLANDİYA’NIN NATO ÜYELİĞİ

İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği mevzuu ile alakalı şartlı bir hal bulunduğunu belirtmiştiniz. Dün, gene şartları yerine getirmek amacıyla lüzumlu ismimları atmamaları halunda vakitcin dondurulacağını belirttiniz. Hangi hallerde dondurma vakitcinin gerçekleşmesi bekleniyor?

Biz Finlandiya’ya da İsveç’e de NATO Genel Sekreteri’nin de yer aldığı masada şartlarımızı çok açık net mevzuştuk. Gizli, gizli rastgele bir şey yok. Şartımız bu ülkelerin terör örgütlerinin etkinlik ve gösterilerini sonlandırması, ellerindeki teröristleri iade etmesi… Biliyorsunuz PKK/PYD/YPG ve FETÖ’yü terör teşkilatı olarak burada kayıtlara girdik. Bunları vereceksiniz dedik. Parlamentolarına varıncaya kadar bu terör teşkilatınü şunlar besliyorlar. Adeta kuluçka yuvası gibi. Böyle bir hal var. Şimdi şunlar bize verdikleri sözü yerine getirmedikleri takdirde bizim de bu işe olumlu bakmamız olası değil.

Diğer doğrultudan sağ olsun bizim muhalefet esasen elimizden bütün malzemeleri derhal kapıveriyor! Onlar dediler ki esasen biz bu işe fırsat vermeyiz. Bir defa Yunanistan’ın gene NATO’ya girmesinin önünü siz açtınız. Adamlar çıkmıştı, siz gene soktunuz içeri. Bunları halkımıza, hele gele gençlerimize anlatmamız lazım.

Şu anda maalesef terör noktasında derhal derhal İskandinav ülkelerinin tamamı bu işin kuluçkası. Norveç de bu tür. Her ne kadar şu anda Sayın Genel Sekreter oralı olsa da ama maalesef onlar da öyle. En ilerisi Almanya, orada da öyle. Fransa, Hollanda, İskandinav ülkeleri, İngiltere, İtalya öyle. Hepsinde hal bu. Batı’nın şu anda bu mevzuta mevzuşacak gerçekte ne mecali ne hakkı var.

Ukrayna’da harp devam ediyor. Sizin de diplomasi trafiğiniz devam ediyor. Önce barış diplomasisiyle başlamıştı, şimdi besin içeriğine yönelik diplomasi yürütüyorsunuz. Barış diplomasisinde tarafları İstanbul’da buluşturmuştunuz. Sizin öncülüğünüzde bir araya gelmişlerdi. Besin mevzuu ile alakalı da sizin öncülüğünüzde İstanbul’da dörtlü doruk yapıldı. BM, burada sizin, Türkiye’nin rolünü çok destekliyor. Bir uzlaşıya da varıldığı belirtti ama imza aşamasının bu hafta olacağı söylenmişti. Bu mevzuta imzalar ne zaman atılacak, proses ve sistem nasıl işleyecek. Türkiye’nin bu sistemdeki rolü ne olacak?

Şu anda bizim rolümüz, ev sahibiyiz. Ev sahibi sıfatıyla bir arabuluculuğumuz var. Ukrayna tahılının Karadeniz üstünden ihracı mevzuu ile alakalı uzun vakitdir yoğun çalışma içerisindeyiz. Bu mevzuyu Sayın Putin ve Sayın Zelenskiy’le müteaddit kereler görüşbütün. Dışişleri ve Milli Savunma Bakanlıklarımız da kendi muhatapları nezdinde görüşmeler yürüttü. Neticede geride bıraktığımız hafta İstanbul’da oluşturulan teknik toplantıda BM planı kapsamında vakitcin ana hatları üstünde bir mutabakat oluştu. Artık bu hafta bu mutabakatı yazılı bir metne bağlamak istiyoruz. Önümüzdeki zamanlarda de planın uygulamaya başlamasını temenni ediyoruz. Süreç İstanbul’da kurulacak bir koordinasyon merkezinden yürütülecek. Burada ülkemizin yanı sıra, Rusya, Ukrayna ve BM’den yetkililer bulunacak. İlgili bütün tarafların güvenini haiz olan ülkemiz, kurumlararası bir yaklaşımla vakitcin sıhhatli şekilde yürütülmesi amacıyla lüzumlu eşgüdümü yapacak. Küresel besin güvenilirği bakımından kritik ehemmiyet arz eden bu titiz vakitci nihayete erdirmek amacıyla yoğun gayretlerimiz devam ediyor.

Son kabine toplantısından sonra Türkiye’nin istisnai bir prosesten geçtiğini belirttiniz. Örnekler de verdiniz. Gezi vakitcinden başladınız, 17-25 Aralık kumpasına değindiniz. 15 Temmuz’la alakalı, fiyat kumpaslarıyla alakalı misaller verdiniz. Fakat bütün bu proseslerde devletin izlediği politikanın hep karşısında durdu muhalefet. Örneğin, Gezi vakitcinde CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu “Alınlarından öpüyorum” dedi. Ya da 17-25 Aralık vakitcinde küme toplantısında yasa dışı tape’leri dinletti. En son 15 Temmuz’a geldiğimizde 15 Temmuz anmalarının yasaklanması dahi ifade ediliyor birtakım çevrelerde. Tüm bu istisnai proseslerde muhalefetin sıksık devletin izlediği politikanın karşısında durmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

KILIÇDAROĞLU’NA KYK YANITI

Görevleri o. Onların bizim ak dediğimize ak demesi olası mü? Onların vazifiyeti kara demek. Türkiye’nin en büyük talihsizliği, demokrasinin gereği olan bir muhalefete sahip olmadığıdır. Bizde bu tür bir muhalefet yok. Batı ülkelerinde, birtakım yerlerde muhalefet gene bizdeki gibidir ama birçoğunda gelirler iktidarlarını desteklerler. Ama bizde bu tür bir şey yok. Yalan üstüne kurulu bir politika zihniyeti var. Ana muhalefette de öyle, yavru muhalefette de öyle, masanın altındakinde de öyle. Hepsinin şu andaki yapısı bu. Onlar karşımızda ama milletimiz bizim yanlarımızda. Cumartesi günü Kayseri’deyim. Toplu açılışlar yapacağım. Kayseri’de caddeler, meydanlar esasen lüzumen yanıtı lüzumenlere verecektir. Aynı gün gene Kayseri’de büyük bir fabrikada işçilerle toplantım olacak. Durmuyoruz, çalışıyoruz. En son Bay Kemal’in KYK ile alakalı mevzuştuklerini duydunuz. Ondan sonra da ben mevzuştum yaptı noktasına geldi. Hep öyle oldu esasen! O mevzuştu ben de yaptım! (gülüşmeler)

Son dehemmiyetde bu tür bir işleyiş var. Mesele Mart ayında Hazine ve Maliye Bakanlığı bir açıklama yaptı Şanlıurfa’da; çiftçiye güneş enerjisi üstünden elektrik ideal şartlarda sağlanacak diye. Arkasından muhalefet liderinin bu tür bir açıklaması oluyor. İşte bu KYK olayında gene benzeri oldu. Böyle birkaç numune daha var. En son KYK olayına “Teşekkürler Kılıçdaroğlu” diye sosyal medyada bir başlık açıldı ama “Teşekkürler Erdoğan” başlığı onu geçti. Siz bunu nasıl yorumluyorsunuz. Muhalefet sizin projenizi mi sahipleniyor? Hakikaten onlar söylüyor gibi bir hal mu söz mevzuu? Daha evvelce politikate çok örneğine rastlanılmayan bir hal. Şimdi örneğin EYT mevzuu ile alakalı da muhalefette bu tür bir hazırlık bulunduğunu görüyoruz muhalefette.

Onlara gelmeden şunu bir düşünelim. Bu arkadaşların elinde 14 adet büyükşehir var mı? Peki, bu büyükşehirlerde acaba yatırım noktasında çeşme musluğu değiştirmekten diğer bir bilhassari var mı? Geçelim… Kağıthane’de, Silahtarağa’da şunlar ne yaptılar? Temel atma değil asli atmama aşamasını gerçekleştirdiler. Bu da herhalda politikain tarihine çok enteresan bir ismim olarak geçmiştir. Bir insan asli atar övünür. Onu da geçiyorum. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bizim arkadaşlarda bulunduğu dehemmiyetde metro tünelleri açıldı. Bunlar geldi, Sancaktepe’de metroyu doldurdular. Tüm hafriyatı o bölgeye dökerek bunu doldurdular. Ben tabii Bay Kemal’e soruyorum; bunun, politikai geç, insanlıkla bağdaşır yanı var mı? Buraya yapılmış olan bir masraf var. Sen şimdi geliyorsun burayı hafriyatla dolduruyorsun, üstüne resmen petrol kuyularına beton döker gibi betonu döküyorsun ve buradaki vatandaşı, kendine istikbal metrodan maalesef mahrum ediyorsun. Onu da geç; bir yerde de bir adet şu şekilde köprü yapın da köprünüzle övünelim. Hiçbir ismimları yok. Şu anda Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osman Gazi Köprüsü, Nissibi Köprüsü, öbür doğrultuda Cumhuriyet tarihinde değil dünya tarihinde ilk üçe giren Çanakkale’deki köprüyü hiçbir şeyle mukayese ettirmem. Ulaştırma Bakanlığı rakamları verdi geride bıraktığımız gün. Rakamların hepsi muhteşem. Kimse bu denli rakamların gerçekleşeceğine olasılık vermiyordu. Ama şimdi şunların hepsi halloldu. Bu yollar bu tür gerçekleşirken sen İzmir milletvekilisin, İzmir milletvekili olarak İzmir’in büyükşehiri de sende. Bir yağmur bulunduğunda İzmir’i sel alıp gidiyor. İlçe belediye diğernları hakeza öyle. Biz ise işimize devam ediyoruz, yollarımızı yapıyoruz, onların yapması lüzumtiği halda yapmadıkları işi de biz yapıyoruz. Örneğin Başakşehir’deki o dev hasadetmizin yolu amacıyla belediye olarak rAhmetli Kadir Bey’den sonra Mevlüt Bey’le de o işin yapım kararını vermiştik ama maalesef belediyede yetki beyefendiye geçince bu işi yapmayacağını mevzuştu. Öyle de olunca ben de bu defa Ulaştırma Bakanıma talimatı verdim. “Hemen buranın yolunu, her şeyini sen yapacaksın. İnşallah bu hasadetmize de gene Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın bir eseri olarak bu yolu, ulaşımı sağlamış olalım” dedik. Birçok yerde buna benzer sorunları yaşıyoruz. Bunları bir sormak lazım. Bu kadar belediyen var, örneğin Muğla Belediyesi şunlarda, her yer yangın; nerede senin itfaiyen arkadaş? Yok. Biz, Tarım ve Orman ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hep birlikte yüklendik ve hamdolsun 4-5 gün içerisinde edinilen tecrübelerle de söndürüldü. Ben şahsım dahi gittim, baktım. Bakıyorsun İstanbul’da bir sorun oluyor, adam Fethiye’de, şurada, burada. Öbürü bir diğer yerde. Ya nerede olursan ol ama bu tür bir felaket bulunduğu zaman sen oranın sorumlususun, atlayacaksın istikbalsin. Ben de yaptım bu belediye diğernlığını. En küçük bir şey bulunduğunda nerede olursam olayım derhal atlar, İstanbul’a döner gelirdim. Şu anda bile öyle.

Örneğin burada Sayın Putin’le de amfibik uçaklar mevzuunu da görüştük. “Arkadaşlar görüşmelerini yapsınlar, biz de elimizde olanlardan olur, üreteceklerimizden olur gene bu işe aşaması atalım” dedi. Hamdolsun bu proseste elimizdeki yangın söndürme uçakları, helikopterler, arazözler noktasında Orman Bakanlığımız güçlü. Her şeyden evvelce itfaiye erlerimiz güçlü. Jandarmamız da bu işlerin amacıylae giriyor.

Tabii bu yangınlar yalnızca bizde değil. İspanya’da 3 bin 500 hektar arazi kül oldu. Portekiz’de 950 hektar arazi kül oldu. Bu sıcaklar her yerde. Tüm şunlara karşın biz tedbirimizi alacağız, üç yönü denizlerle kaplı olan bu ülkede her ne kadar helikopterlerimiz varsa da bunun yanısıra amfibik uçaklarımızı daha da artıracağız. Bunlarla birlikte inşallah bu işlerin ile alakalın gelip tedbirimizi alacağız. Örneğin şimdi söndürme soğutmanın en uzunu 4-5 gün sürdü. Demek ki tedbirlerimiz yerinde olduktan sonra, sağ olsun elemanlarımız, itfaiyecilerimiz, ormancılarımız çok iyi çalışarak sorunları atlattık. Tanrı onlardan razı olsun.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA