SON DAKİKA

Haber Burcu

Kaza sonrası 3,5 yaşındaki çocuk, uygulanan tedavi ile yürümeye başladı

Kaza sonrası 3,5 yaşındaki çocuk, uygulanan tedavi ile yürümeye başladı
Bu haber 19 Şubat 2022 - 22:46 'de eklendi ve 22 kez görüntülendi.

Kaza ardından yatağa bağımlı halda taburcu olan 3,5 yaşındaki çocuk, yapılan tedavi ile yürümeye başladı Samsun’da geçirdiği bir kaza ardından yatağa bağımlı halda taburcu olan 3,5 yaşındaki çocuk, yapılan tedavi ile yürümeye başladı.Kaza ardından yatağa bağımlı halda taburcu olan 3,5 yaşındaki çocuk, yapılan tedavi ile yürümeye başladıSAMSUN – Samsun’da geçirdiği bir kaza ardından yatağa bağımlı halda taburcu olan 3,5 yaşındaki çocuk, yapılan tedavi ile yürümeye başladı.Y.A.Ç., 2 buçuk yaşındayken bir kaza geçirdi. Kaza neticesinde beyin kanaması geçirerek komaya giren Y.A.Ç., yatalak bir şekilde taburcu edildi. Hasta kafasını tutamıyor, ağızdan beslenemiyor, ses çıkaramıyor, konuşamıyor ve burnundan takılı beslenme tüpüyle mama veriliyordu.

Ailesi evde bakım konusu ile ilgili destek ve ikinci görüş alabilmek amacıyla Dr. Öğr. Üyesi Hülya İnce’ye başvurdu. Minik Y.A.Ç.’a üç hafta çocuk yoğun bakımda, 4 hafta serviste olmak üzere yoğun bir tedavi uygulandı. Devam eden aylık tedaviler ile Y.A.Ç. sağlığına kavuştu, kafasını tuttu, ağızdan beslendi, oturdu, yürüdü ve konuşmaya başladı.Samsun’da yaşam sürdüren Y.A.Ç.’nin beyninde geçirdiği bir kaza nedeniyle travmatik hasar gelişti. Bu amaçla bir hastanenin yoğun bakımında 3 hafta izlendi. Kaza ardından sol köprücük kemiğindeki kırık, bandaj ile iyileşmeye bırakıldı. Beyin kanaması kendini sınırlamış, akut dönemde ölümcül seyretmemiş ve ek komplikasyon geliştirmemişti. Yatalak olan ve ağızdan beslenemeyen hasta şifayı son olarak başvurduğu VM Medical Park Samsun Hastanesi Çocuk Nörolojisi Uzm. Dr. Öğr. Üyesi Hülya İnce’de buldu. Dr. Öğr. Üyesi İnce’nin uyguladığı tedaviler ardından ufak hasta 8 ay sonucunda bağımsız yürüyebildi, ağızdan beslenebildi ve konuşabildi.Hastalarının kendilerine geliş süreci ile ilgili bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Hülya İnce, “Bize başvurduğunda 3.5 yaşında olan hastamızın, travmatik beyin hasarı nedeniyle diğer bir hastanenin çocuk yoğun bakım servisinde 3 hafta izlendiğini ve hayati tehlinetin kalmadığı belirtilerek taburcu edildiğini öğrendik.

 

Kaza ardından ilerleyen sol köprücük kemiğindeki kırığın iyileşmediğini, beyin kanamasının ise kendisini sınırladığını gördük. Beyin kanaması thalamus diye tanımladığımız çok mühim bir merkezdeydi ve pek çok hastalıkla teması olabilecek yerleşimdeydi. Hastamızın süreğen koma durumu devam ediyor idi ve minimal bilinçlilik durumu vardı. Tamamen yatağa bağımlıydı ve kafasını dahi tutamıyordu. Sadece gözleri açıktı ve uyku-uyanıklık döngüsü vardı. Burundan takılan bir tüp aracılığı ile mama ile besleniyordu. Ailesi de, evde bakım konusu ile ilgili bilgi alabilmek ve ikinci bir görüş alarak hastalarını yine değerlendirmek hedefiyle bize getirdi” ifadelerini kullandı.Çocuk nörolojisi olarak hastalarını değerlendirdiklerini bildiren Dr. Öğr. Üyesi Hülya İnce, “İlk baktığımızda thalamustaki kanamanın kendini sınırlandırdığını, iyileşme evresinde olduğunu gördük. Beyin parankimi etkilenmemişti. EEG’sinde çok aktif epileptik arıza vardı. Antiepileptik ilaç tedavisini düzenledik. Köprücük kemiğindeki kırığın ortopedi doğrulusunda ameliyatı gerçekleştirilerek iyileşmesini hızlandırdık. Bu süreçte hastamızın yoğun bakım süreci sonlandı. Serviste genel bakım-nöbet denetimü-beslenme-fizyoterapi gibi destek tedavileri uygulandı. Kırık iyileşmesi amacıyla sarfedilen metal aletler eksiltildikten sonra beyin kanamasının durumuni denetim etmek amacıyla ikinci kez MR yaptığımızda, beyin parankiminde çok dikkat çekici hacim kayıbı artık küçülme olduğunu gördük. Biz buna atrofi (normal olan bir organ ya da dokunun küçülmesi) diyoruz ve atrofinin hem beynin iç evresindeki beyaz cevherde hem de dış evresindeki gri cevherde olduğunu gördük. Bu hal beklenilen bir netice değildi ve tıp aleminde son birkaç yıldan beri meydana atılan bir olayla karşı karşıya kaldığımızı gördük” dedi.”Olumlu sonuca ulaşmış olmanın sevincini yaşıyoruz”Hastanın günümüz durumu ile ilgili bildirimde tespit edilen Dr. Öğr. Üyesi İnce, “Travmatik beyin hasarından sonra beyinde atrofi geliştiğini ve bu durumun ilerleyici nörolojik dejenerasyona sebep olarak, demans (bunama) kliniği oluşturabileceğini bildiren çalışmalar var. Maalesef bu hal amacıyla tanımlanmış ve yapılan net bir tedavi de yok. Fakat nörodejenerasyonu ve nöroinflamasyonu durdurmak amacıyla öne sürülen hipotezler arasında bizim uygulayabileceğimiz iki tedavi seçeneğimiz vardı. Biz de hastamız amacıyla bu tedavileri uyguladık. Nöroprotektif ve immünsupresif ajanlar diye tanımladığımız ve beynin yapılanmasını-güçlenmesini gerçekleştiren ve inflamasyonu durdurma potansiyeli olan tedaviler kullandık.

 

Bu tedaviye başladıktan sonra 4 gün içerisinde Y.A.Ç. kafasını tutmaya başladı. Birinci haftanın sonucunda hastamızı desteksiz oturur pozisyonda taburcu etmemize karşın hastamız fakat 5 aylık bebek seviyesindeydi. Zamanla gelişmenin devam edeceğine inanarak yoğun bir fizik tedavi uygulaması ile 2. ayda hastamızı yürütmeyi başardık. Olayın üzerinden 11 ay geçti ve yaşıtlarından yalnızca kaba motor gelişim bölümünde 5 ay geriliği var. Bağımsız yürüyebiliyor, yalnızca sol bacağında bir kuvvet azlığı mevcut. Bunu da fizik tedavi ile aşmaya çalışıyoruz. Konuşmasında çok gelişme oldu, anlaması tam, ifade edici dil gelişiminde çok hafif geriliği var. Nöbetleri denetim altında ve epilepsi ilaçlarını azaltmaya başladık.

 

En büyük mutluluğumuz, demans ile neticelanabilecek beyin atrofisinin geri döndürülebilmiş olmasıdır. Bunu da beyin MR’ı çekerek teyit ettik. Hastamızın ilk geldiğindeki, 3 hafta ileri ve tedavisinin 6. ayındaki beyin MR’ları ile atrofinin geri döndürüldüğünü görebildik. Deneysel çalışmalarda bilhassa hayvan modellerinde travmanın meydana getirdiği olumsuzlukların beyinde beyaz cevherde kayıp meydana getirdiği, gri cevherde bilhassa sulkusların taban evresinde kayıp meydana getirdiği gösterilmiştir. Biz de hastamızda bu tür bir klinik olduğunu öngördük, nöroinflamasyonu azaltan ve nöroproteksiyonu arttıran tedavimiz ile olumlu sonuca ulaşmış olmanın sevincini yaşıyoruz” diye konuştu.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA